Can KIRAÇ hakkında

1927 yılında Ankara’nın
Etimesgut semtinde
dünyaya geldi. İsmini
Atatürk koymuştur...

Can Kıraç

YAŞASIN PROFESYONELLİK

BEN, 1950 YILINDAN 1991 YILI SONUNA KADAR 41 YIL KOÇ ŞİRKETLER TOPLULUĞU İÇİNDE DEĞİŞİK KADEMELERDE PROFES-YONEL YÖNETİCİ OLARAK ÇALIŞTIM. ŞİMDİ, KENDİMİ, YAŞAYAN PROFESYONELLERİN KIDEMLİ BİR ÖRNEĞİ SAYMAKTAYIM. KAZANMIŞ BULUNDUĞUM DENEYİMLERLE TÜRKİYE’DEKİ KURUMLAŞMANIN VE PROFESYONEL YÖNETİCİLİĞİN HANGİ BOYUTLARA ULAŞTIĞINI İSABETLE DEĞERLENDİRDİĞİMİ VE YORUMLADIĞIMI SANIYORUM... ŞUNU AÇIKLAMALIYIM Kİ, ÜLKEMİZDE, ŞİRKETLERİN AİLELERDEN SOYUTLANARAK KURUMLAŞMALARI DAHA ZAMAN ALACAKTIR. BUNUN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN TORUNLAR KUŞAĞININ DA DEVRİNİ TAMAMLAMASI GEREKECEKTİR . BUNA RAĞMEN, PROFESYONELLİK HIZLI BİR TEMPOYLA YAYGINLAŞACAKTIR.

Kuşağımın bütün gençlerinde olduğu gibi, ben de, babamın kişiliğine, mesleğine ve Atatürkçü’lüğüne hayranlık duyarak yetiştim. Babam, Cumhuriyet dönemine damgasını vuran ilk "Ziraatçı"lardandı.

Hayatım 1927 yılında Ankara’da Gazi Orman Çiftliğinde başladı. Çocukluğum Eskişehir’de "Kuru-Zıraat Deneme" çiftliğinde geçti. Galatasaray Lisesi’nde okurken bile yaz tatillerindeki en büyük keyfim babamın yönetimindeki Devlet Üretme Çiftlikleri’ni dolaşmaktı. Sonunda, ben de babam gibi "Ziraat"çı olmaya karar verdim ve 1950 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni bitirdim.

Aynı yıl, Türk tarımının makinalaşmaya başladığı bir dönemde, Koç Şirketi’ne girerek, çiftçilere, Amerika’dan ithal edilen tarım traktörlerinin ve tarım araçlarının kullanımını ve bakımını öğretmeye başladım. Böylece, özel sektörde 41 yıl sürecek "Profesyonel Yönetici"liğe adım atmış oluyordum.

Geriye baktığımda, çalışmalarımın ve meslek hayatımın oldukça ilginç alanlara yayıldığını görüyorum.

1949/50 yıllarında Türkiye Millî Talebe Federasyonu başkanlığım, Atatürk ilkelerine bağlı kalınması için 1952 yılında yazdığım bir yazıdan dolayı "Türk halkını isyana teşvikten" mahkemeye verilmem, 1956-1967 yıllarında İzmir’de yaşamam ve İzmir Ticaret Odası yönetim kurulu üyeliğim, 1970’li yıllarda İstanbul iş dünyası içine girmem, basında ve panellerde "Montaj Sanayii"nin savucunuluğunu yapmam ve TÜSİAD’ın kuruluş hazırlıklarını yürüten komitede çalışmam, 1987 yılında Türkiye’nin en büyük özel sektör kuruluşu Koç Holding’te, profesyonel kademenin üst noktası olan "İcra Komitesi Başkanlığı"na yükselmem ve bu görevi beş yıl sürdürmem bana çok değerli deneyimler kazandırdı.

Şimdi, bu birikimimle, yöneticilik ve profesyonellik’le ilgili bazı görüşlerimi KARİYER okuyucularıyla paylaşmak istiyorum.

1960’LI YILLARDAN BUYANA,ÜLKEMİZDE, AİLE ŞİRKETLERİNİN KURUMLAŞMASI KONUSU TARTIŞILMAKTADIR. ÖZELLİKLE VEHBİ KOÇ, BU KONUDA KAMUOYU ÖNÜNE ÇIKMIŞ, ÖZEL SEKTÖR ŞİRKETLERİNİN DEVAMLILIK KAZANMASI İÇİN KURUMLAŞMASI GEREĞİNİ YILLAR BOYU SAVUNMUŞTUR. ANCAK, BU KONUDA, ÜLKEMİZDE HENÜZ KALICI ÖRNEKLER GERÇEKLEŞMEMİŞTİR. BUGÜN, TÜRK EKONOMİSİNİN BELKEMİĞİNİ OLUŞTURAN SİNAİ, TİCARİ ŞİRKETLERİN VE ŞİRKETLERİN ŞİRKETİ OLAN HOLDİNGLERİN HEMEN TAMAMI AİLE ŞİRKETİ OLMA ÖZELLİKLERİNİ KORUMAKTADIR. GİRİŞİMCİ PATRONLARIN İKİNCİ KUŞAĞI İŞ BAŞINA GELDİĞİ VE SERMAYE PİYASASINA AÇILIŞLAR YAYGINLAŞMAYA BAŞLADIĞI HALDE, SERMAYE DAĞILIMI YOLUYLA KURUMLAŞMA HENÜZ GERÇEKLEŞMEDİĞİ İÇİN, ŞİRKETLERDE AİLE PATRONLUĞU DEVAM ETMEKTEDİR . BUNA RAĞMEN, PROFESYONELLEŞME VE YÖNETİM POLİTİKALARININ BELİRLENMESİ KONULARINDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATILMAKTADIR.

NİTEKİM PROFESYONEL YÖNETİCİ OLARAK TANIMLANAN, SAYISI VE ETKİNLİĞİ GİDEREK YÜKSELEN YENİ BİR KUŞAK, BUGÜN, ÖZEL SEKTÖR ŞİRKETLERİNDE ÖNEMLİ GÖREVLER VE SORUMLULUKLAR ÜSTLENMEKTEDİR. PROFESYONEL YÖNETİCİLERDEN BAZILARI DA, GEREKLİ DENEYİMİ KAZANDIKTAN SONRA, KENDİLERİ GİRİŞİMCİ OLMAKTADIRLAR. BU GELİŞMELER, TÜRK ÖZEL SEKTÖRÜNÜN TEMEL DİREĞİ OLAN İNSAN GÜCÜNÜN KALİTESİNİ YÜKSELTMEKTEDİR

BU DURUMU, TÜRK ÖZEL SEKTÖRÜNÜN ATILIMCI KARAKTERİNİN BİR GÖSTERGESİ VE BAŞARILARININ ÖNEMLİ BİR KOZU SAYIYORUM. ÇÜNKÜ, BU AŞAMADA, GİRİŞİMCİLERİN ATILGANLIĞINI VE RİSKE GİRME CESARETİNİ TÜRK EKONOMİSİNİN GELİŞMESİ VE GÜÇLENMESİ İÇİN GEREKLİ GÖRÜYORUM.

BİR İŞ YERİNDE ULAŞILMASI GEREKLİ OLAN BİĞER BİR HEDEF ÇALIŞANLAR ARASINDA KARŞILIKLI GÜVEN DUYGUSUNUN SAĞLANMASIDIR. GÜVEN DUYGUSU BAŞARININ SIRRIDIR.

GÜVEN'İN KAYNAĞI FİKİRLERİN SERBESTÇE TARTIŞILABİL-MESİDİR. HÜNER, ÜRETİLEN FİKİRLERİN VE BELİRLENEN KARARLARIN KATILIMCI BİR ORTAMDA OLUŞMASININ SAĞLANMASIDIR. BAŞARILI BİR PROFESYONELİN BU ORTAMI HAZIRLAMASI GEREKLİDİR.

YENİLİĞE AÇILMAK İSTENEN BİR ORTAMDA KENDİNİZİ NASIL HİSSETTİĞİNİZİ BİLMEK DE ATACAĞINIZ ADIMLAR BAKIMINDAN BÜYÜK BİR ÖNEM TAŞIMAKTADIR. YENİ YAKLAŞIMLARDAN ETKİLENMİYOR VE BUNLARDAN HEYECAN DUYMUYORSANIZ, SİZİN DEVRİNİZ KAPANMIŞ DEMEKTİR.

BU DURUMDA EN DOĞRU KARAR, YÖNETİMİ YENİ LİDERLERE BIRAKMAK OLMALIDIR. PROFEYONEL YÖNETİCİ adaylarına vermek istediğim öğütlere gelince ! PROFESYONEL DOĞULMAZ, PROFESYONEL OLUNUR sözüne inanıyorsanız, dikkat edeceğiniz ilkelerin bazılarını aşağıda bulacaksınız:
-KENDİNİZİ TANIYINIZ, NEREYE YÖNELMEK İSTEDİĞİNİZİ SORGULAYINIZ, YETENEKLERİNİZİ İRDELEYİNİZ, HEYECANINIZI ÖLÇÜNÜZ, ÇEVRENİZİ İNCELEYİNİZ, BUNLARI YAPTIKTAN SONRA HEDEFİNİZİ BELİRLEYİP PROFESYONELLİĞE SOYUYUNUZ. (YOLUNUZ AÇIK OLSUN !) PROFESYONELLİĞE YÖNELMEK RİSKE GİRMEKLE MÜMKÜNDÜR. CESARETİNİZ YOKSA , KAYBETMEKTEN KORKUYORSANIZ, PROFESYONEL OLMA BEKLENTİNİZİ ERTELEYİNİZ.

Gençlerin katıldıkları toplantılarda "başarılı olmanın sırrını" öğrenmek isteyenlerin sorularına muhatap olmaktayım.

Ben, gençlere, yerli ve yabancı iş dünyası liderlerinin başarılı olmak için önerdikleri görüşlerinden derlediğim 10 maddelik bir demet sunuyorum. Ayrıca, "para kazanmak" ile "başarının" ayrı şeyler olduğunu belirtmeye çalışıyorum! Başarılı olmuş iş dünyası liderlerinin "başarı reçetelerinde" şu ilkeler ön plana çıkmaktadır;
-Çok çalışın -Daima öğrenin -İşinizi sevin -İnisyatif kullanın-Dürüst olun -Mücadeleci olun -Kişiliğinizi geliştirin -Katılımcı olun -Adil olun -Sabırlı olun.... Bunlar, gerçekten, denenmiş ve doğruluğu ispatlanmış "başarıya ulaşma" yollarıdır !
Bugün, her çeşit diploma, çalışma hayatına yönelenler için bir sürücü belgesi niteliğindedir.

Artık, diplomasız yola çıkanların hedef-lerine ulaşmaları hemen hemen imkânsızdır. Ancak, sürücü belgesi sahibi olmak insanları trafik kazası yapmaktan korumamakta, bir yerden bir yere zamanında ulaşmasını sağlayamamaktadır.

Hüner, kişisel yetenekleri, deneyimleri kullanarak ve kurallara uyarak hedefe ulaşmayı başarabilmektir Çalışmalarınızı lisans eğitimi aldığınız alanlarda değerlendirme olanağı bulamıyorsanız bundan üzüntü duyup umutsuzluğa kapılmayınız.

İş hayatı, bir gün, birikimlerinizi kullanma fırsatını size de verecektir. Aldığınız eğitim sizin bilgi hazinenizdir. Bu hazineyi, yenilikleri izleyerek, daima güncel ve canlı tutunuz. Bilginin yanında, insan ilişkisine vereceğiniz önem ve bu ilişkinin gerçekleşmesinde göstereceğiniz hüner, size başarı yollarını açacaktır. Unutmayınız! Profesyonellerin yönetimdeki başarıları insan ilişkilerinde gösterecekleri performansa bağlıdır. Bu kural patronlar için de geçerlidir.

Diplomalarınız, lisans üstü eğitiminiz ne kadar çok ne kadar değerli olursa olsun, insan ilişkisine önem vermeyenler asla başarıya ulaşamazlar.

Hayatta kazanılması gerekli olan en önemli yetenek ihtiyaç duyulan ve aranan bilgiye nasıl ve nerede ulaşılacağını öğrenmektir. Yüksek eğitim gören gençler, eğitimleri boyunca, dikkatlerini bu noktaya yoğunlaştırmalıdırlar.
Çünkü, insanların aldıkları eğitim dışında elde ettikleri başarıların temelinde bu gerçek yatmaktadır.

Bunun için; makine mühedisleri iyi bankacı, doktorlar başarılı belediye başkanı, hesap uzmanları atılımcı işadamı, ziraat mühendisleri yetenekli yönetici, hukukçular mücadeleci politikacı olabilmektedirler.

Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği’nin, 1991 yılında bana verdiği; "Mesleği Dışında Gösterdiği Başarı Ödülü" bu bakımdan büyük bir anlam taşımaktadır. Gençlerimize, meslekleri dışında da başarılı olmaları dileklerimi sunuyorum.

Can Kıraç
26 Ekim 1997
Küçük Çamlıca

Tasarım ve Uygulama entegresoft