Can KIRAÇ hakkında

1927 yılında Ankara’nın
Etimesgut semtinde
dünyaya geldi. İsmini
Atatürk koymuştur...

Can Kıraç

VEHBİ KOÇ'U ANARKEN!

Can Kıraç

Ölümünün yedinci yılında Vehbi Koç ile ıo yıl önce bir beraberliğimizin anısını sizinle paylaşıyorum. Bugün 27 Aralık 1993 Pazartesi...Koç Holding Yönetim Kurulu yılın son toplantısını yapacak...Topluluğun Şeref Başkanı Vehbi Koç, saat dokuzda, Otosan'da üretilmiş eski model Ford-Taunus otomobilinin arkasına oturmuş, ekose kumaştan şapkası başında, dua kıpırtıları dudaklarında, Nakkaştepe'de Koç Holding "konak" larındaki çalışma odasına ulaşmak için, çift kademeli ve demir parmaklıklı güvenlik kapılarının açılmasını bekliyor...Görevlileri eliyle selâmlıyor...Şöförü Mehmet Erdoğdu (nâmıdiğer Pire Mehmet) otomobilin arka kapısını açarken, Vehbi Koç besmele ile sağ ayağını yere basıyor... Etrafına bakınıyor... Küçük ve ağır adımlarla cam kapıdan geçiyor... Evde çalışılmış dosyalardan bir kaçı Pire Mehmet'in kucağında, beraberce asansöre binilip ikinci kata çıkılıyor... Kat görevlisi Dursun Öztürk'e pardesüsünü verdikten sonra, Vehbi Bey, hayatının geride kalmış doksaniki yıllık yükünü omuzlarında taşırcasına ve gene küçük adımlarla sekreteri Suzan Hanım'ın odasına yöneliyor...

-Günaydın!../
-Günaydın efendim!../
-Toplantı dosyası hazır mı?../ -Hazır efendim!../
-Gel de son yazdığımız notu bir kere daha oku bana../
-Tasarruf tedbirleriyle ilgili olanı mı?../
-Evet evet!..

Vehbi Koç'un Nakkaştepe'deki çalışma odasının pencerelerinden İstanbul'un bütün güzellikleri görülmektedir.. Sol tarafta Haliç'in arkasına dizilmiş cami siluetleri, karşıda İstanbul Boğazı'nın Dolmabahçe ve Ortaköy sahilleri... Sağ tarafta Atatürk Köprüsü... Ve geri planda İstanbul'un yeni gökdelenleri... Vehbi Koç, kırk yıldan beri kullandığı ceviz kaplamalı altı kişilik toplantı masasının baş tarafına geçip oturuyor ve kendini dinlemeye başlıyor... "Allah'ın verdiği nimetlere hamd'olsun.. Aile içindeki dirliğimiz bozulmasın... Milletimiz, bu güzel memlekette refah içinde yaşasın... Yüce Tanrım bizleri hata yapmaktan korusun..."

Bu dilekler, Vehbi Koç'un her sabah,gönlünden geçirdiği samimi duygularıdır... Kesintisiz geçen yetmişaltı yıllık bir çalışma hayatının bütün ayrıntılarını hâfızasında saklamayı başarmış nâdir insanlardan biri olmasına rağmen, Vehbi Koç henüz mâzi ile hesaplaşmak istememektedir... "Benim de çok hatalarım oldu. Çoğundan ders aldım!.. Ama, insan, huyunu suyunu bütünüyle değiştiremiyor ki!.. Her istediğimi elde ettiğimi söyleyemem... Daima aileme ve memleketime faydalı olmaya çalıştım... En lüks hayatı yaşayabilir,en lüks yerlerde oturur, en lüks arabalara binebilirdim... Bunların hiçbirisini yapmadım. Çocuklarıma ve iş arkadaşlarıma kötü örnek olmak istemedim. Davranışlarımdan dolayı pişmanlık hissine hiç kapılmadım...Hayata bir daha gelsem, yaptıklarımı aynen tekrarlar ve devam ettirirdim..."

Yeni bir yıla birkaç gün kala, kafası yalnız işinin ve memleketin sorunları ile dolu olan Vehbi Koç, 27 Aralık 1993 Pazartesi günü saat tam 10'a birkaç dakika kala odasından çıkıyor ve Yönetim Kurulunun toplanacağı salona yöneliyordu... Toplantı saati gelmiş olmasına rağmen salon boştu ve "Koç mucizesini" yaratan Vehbi Koç'u bu boş salonda karşılayan gene kendisi oluyordu! Profesör Yılmaz Büyükerşen'in yapıp hediye ettiği Vehbi Koç büstü ince bir tebessümle gerçek "Vehbi Koç"u selâmlıyor ve ona şöyle sesleniyordu:

"Seni kutluyorum Koçzadem! 'İnsanın faydalısı insana faydası olandır' Bu inancını yüreğinde taşımaya devam et!.."

Vehbi Koç Dostları O'nu özlemle anmaya devam ediyorlar.
25 Şubat 2003

Tasarım ve Uygulama entegresoft