Can KIRAÇ hakkında

1927 yılında Ankara’nın
Etimesgut semtinde
dünyaya geldi. İsmini
Atatürk koymuştur...

Can Kıraç

SİYASETTEN ÇEKİLMENİN SORUMLULUĞU?

Can Kıraç

Başbakanımız Sayın Bülent Ecevit?in 28 Mayıs Salı günü yapmış olduğu basın toplantısını dikkatle ve zaman zaman korkulu bir heyecanla izleyen yurtdaşlardan biriyim. Korkum, Sayın Başbakan?ın konuşmasında hatalar yapması endişesinden kaynaklanıyordu! Böyle bir durumla karşılaşmadığımız için, Ecevit?i sevenlerin mutluluğunu içtenlikle paylaşıyor, kendisine ve eşine geçmiş olsun dileklerimi tekrarlıyorum.

Söyleyenini hatırlamadığım bir sözü, burada sizinle paylaşmak isti-yorum: ?Kuşkular mutluluğu haram etmeye yeter!? Bugün, her tarafa yayılmış ve kafalarımızın içine sinmiş kuşkular yüzünden, ulus olarak, ne yazık ki, mutsuzluk içinde yaşamaya alışmış bulunuyoruz.

Sayın Başbakanımızın son basın toplantısındaki olumlu görüntüsü ve konuşma yeteneğinindeki düzelmeye rağmen artık anlaşılıyor ki, sahip olduğu deneyimlere rağmen, Bülent Ecevit kamuoyunda kendisine duyulan güveni önemli nispette kaybetmiştir. Bu durumda, DSP içinden seçilecek yeni bir genelbaşkana başbakanlık görevini devretmesi, her anlamda kuşku dolu bir bunalıma girmiş olan Türk siyaset ortamını rahatlatacaktır. Bu gelinen noktada, Sayın Ecevit, kendisini "Bilge Kişilik" mertebesine çıkarmalıdır. Çünkü, liderlerin ortak görüşü olan ?koalisyon hükümetinin seçimlere kadar uyum içinde? ve toplumsal baskıdan kurtularak devam edebilmesi, Ecevit?in başbakanlığı bırakmasıyla mümkün olacaktır! Benim yeni bir başbakan bulma senaryom, cumhurbaşkanının sürprizine açık kapı bırakmadan ve koalisyon protokolünü bozmadan, DSP içinden yeni bir ismi parti genel başkanı yapmak olarak özetlenebilir.

Cumhurbaşkanı'nın vetosundan çekinmezlerse Sayın Hüsamettin Özkan partinin başına, oradan başbakanlığa getirilebilir. Başbakan?a vekil atamanın yasallığını bilmediğim için bu olasılığı uzmanların düşünmesini diliyorum.

Bu dönemde çok konuşulan ?Erken seçim? konusu da, süratle açıklığa kavuşturulmalıdır. Değiştirilmesi beklenen siyasi partiler ve seçim yasalarının içeriği ve takvimi belirlinmelidir. Eski düzenin devam etmesini önlemek için de milletvekili seçimleri, yeni siyasi partiler yasasının işlerlik kazanmasından bir yıl sonra yapılmalıdır. Aksi halde yeni siyasi partiler yasasının sonuçları görülmeden ve olumlu sonuçları belli olmadan milletvekili seçimlerinin yapılması liderler sultasını, eski hamam eski tas, devam ettirecektir.

Ecevit?e karşı koplo teorileri üretenlerin ortaya attıkları ?İşaleminin, TSK?nın ve güçlü bazı sivil toplum örgütlerinin Ecevit?i bertaraf etme gibi ?kasıtlı? politikaları olduğu iddialarına katılmıyorum. Ecevit?in başbakanlığı bırakmasını isteyenlerin, benim gibi, konuya ülke yararını dikkate alarak yaklaştıklarına inanıyorum.

İletişim olanaklarının sağladığı bugünkü ortamda, insanlar hem devamlı değişim beklemekte hem de genç liderlere sahip olmayı başarının itici gücü olarak önemsemektedirler. Bizimki gibi nüfusuyla genç olan, önemli değişim projeleri ve beklentileri bulunan bir ulusun başbakanı, lider ve yönetici kadroları, artık muhakkak, fikirleriyle atılımcı, vizyonlarıyla umut ve heyecan verici, görüntüleri ile de dipdiri olmalıdırlar. Karaoğlan?ın Karaoğlan döneminde samimi bir Ecevit?çi olduğumu hatırlatarak, bu yazımdaki görüşlerimi kendi süzgecinizden geçir-menizi diliyorum.

Ve yazımı Falih Rıfkı Atay?ın şu sözüyle noktalıyorum: Zehir kadar acı da olsa hakikat ilacını içiniz!?

29 Mayıs 2002 - Küçük Çamlıca

Tasarım ve Uygulama entegresoft