Can KIRAÇ hakkında

1927 yılında Ankara’nın
Etimesgut semtinde
dünyaya geldi. İsmini
Atatürk koymuştur...

Can Kıraç

Çiçek Pasajı Meyhaneleri

Can Kıraç
ÇİÇEKPASAJI’NDA HAYAL KURMANIN KEYFİ BAŞKADIR!
Hayâl eden: CAN KIRAÇ

Gönüllerimizi coşku ile dolduran ÇiçekPasajı meyhanelerinde, her gün ve her gece başka bir âlem yaşanır... Sofraları süsleyen meze çeşitleri, göz ve damak zevklerimize yeni ufuklar açar... Rakılarını yudumlayarak hayâl âlemine dalanların masalarında, her an yeni umutlar açar... Ve, dostlarla paylaşılan sofralarda, insanların şairlikleri de ortaya çıkar... Kendi dünyalarıyla buluşan meyhane ozanları, şövalyeler gibi cesur, mecnunlar gibi âşık olurlar!..

Güneşin, akşamüstleri, Anadolu yakası evlerinin camlarını alev rengiyle parlattığı saatlerde, meyhanelere gelenlerin gönüllerini, bazen ümit, bazen hüzün, bazen de sevgi ve heyecan doldurur... O saatlerde, Beyoğlu’nda ÇiçekPasajına gitmenin başka bir keyfi vardır... ÇiçekPasajı meyhaneleri, yeni hayâllerin düşlendiği masallardaki saraylar gibi gizem doludur... Anason kokusu, tütün dumanı, kokoreç ve midye tavası rahiyâsı ile iç içe yaşanan ÇiçekPasajı meyhanelerinde, insanlar, bir an gelir, duman altı olup kendi âlemlerine yelken açarlar. Bu ortamda, vuslata susamış âşıkların terennüm edecekleri duyguları vardır:
"Ne zaman tutsam ellerini Gözlerimin önünden mevsimler geçer.

Ne zaman gözlerin gözlerime değse Samanyolu’ndan bir yıldız düşer!"

İşte, böyle şair ruhlu, böyle duyguludur ÇiçekPasajı müşterileri... Birden garsonun sesi doldurur meyhaneyi:

"Şair abim için çek bir Arjantin!. Köpüğü bol olsun!" Sonra, muzip bir edâ ile şair ağabeyine şunları söyler:

"Şu yalan dünyayı aşk’sız geçirme,
Gönülden gönüle akıver gitsin!
Üzülme sevgilin terketti diye,
Sen de birini yakıver gitsin!.."

Meyhane havasına girenler, masaları süsleyen mezelerin tadına varmak için, önce, gözleriyle keyfe dalarlar... Beyaz peynirin yanında kavun dilimlerini görenlerin ağızları sulanır. Çengelköy’ün badem salatalıklarını, kırmızı turpları, yemyeşil roka, tere ve marul yapraklarını, kalem gibi dizilmiş taze soğanları, zeytinyağlı yaprak sarmalarını, fasulye plâkilerini, üzerlerine dereotu serpilmiş sarımsaklı cacık kâselerini seyretmenin başka bir keyfi vardır... Soğuk mezelerden sonra sıra sıcaklara gelince, gönüller başka heyecanlarla dalgalanır!.. Her masadan başka başka duygular yükselir:

Tasarım ve Uygulama entegresoft