YAŞANMIŞ OLAYLAR

Vehbi Koç 1. Ölüm Yıldönümü

VEHBİ KOÇ'U
ÖLÜMÜNÜN 1.YILINDA ANARKEN !

*

Can Kıraç

*

Geride kalan bir yıl boyunca, Vehbi Koç'un çalışma arkadaşları ve dostları olarak, O'nu, anarak, aramızda ve yanımızda hissederek yaşadık. Bu duygu, O'nun, ilkelerini ve hayat felsefesini benimsetmek için, yaşamı boyunca, bizlere, ne derece yoğun emek verdiğinin çarpıcı bir kanıtı oluyordu.

Memleket sorunlarının çeşitlendiği ve giderek dal-budak saldığı 1996 yılından bu yana, iş âleminin ve toplumun, Vehbi Koç'un sağduyulu uyarılarını özlemle beklediğini bilmekteyiz.

Vehbi Koç, olgunluk çağına girdiği 1960 dönemini izleyen yıllarda, toplumsal uzlaşmayı savunan,taraflar arasında diyaloğun önemi- ni kavrayan, iş dünyamızın kıdemli, deneyimli ve en etkili lideri konumundaydı. Vehbi Koç, piyasa ekonomisinin bütün kurallarıyla yerleşmesinin siyasal istikrarla gerçekleşeceğini sezmiş ve buna, katılımcı, demokratik bir sistemle ulaşacağımıza inanmıştı.

Vehbi Koç, Avrupa ile bütünleşmenin, Türkiye için vazgeçilmez bir hedef olması gerektiğini belirtirken, bunun, siyasette demokrasiye, ekonomide de serbest pazar ve rekabet kurallarına yönelmekle mümkün olacağını biliyordu. Bunun için de, Vehbi Koç, her zeminde Türkiye'nin aydınlık geleceğinin demokraside olduğunu ısrarla savunmuştu.

Bugün; demokrasi, insan hakları, temiz toplum, şeffaf yönetim özlemini dile getiren çevrelerin, Vehbi Koç gibi deneyimli bir sesin noksanlığını hissettiklerini görüyoruz. Bizler de, içtenlikle, bu hasret duygusunu paylaşıyoruz.

Bu eksikliğin giderilmesi için, önümüzdeki dönemde, iş dünyası
liderlerimize ve sivil toplum örgütlerine
önemli uyarı görevleri düşecektir. Çünkü, Vehbi Koç'un inançla belirttiği gibi;
" Devletimiz ve ülkemiz var oldukça bizler de var olacağız!"

Hayatı boyunca,

Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedefine yönelmiş olan

Vehbi Koç'u,


ölümünün birinci yıldönümünde,

engin hayranlık duygularımızla ve özlemle anıyoruz.

*

25 Şubat 1997

E-Mail