MUTLULUK PAYLAŞMAKTIR

AYDIN KİŞİLERDEN AYDINLIK FİKİRLER.




Aydın kişiler fikirleriyle insanları etkilemek isterler. Türk edebiyatının seçkin fikir adamı yazar Doğan Hızlan, bu alanda örnek alınacak bir öncüdür. Aşağıda okuyacağınız satırbaşlarını, onun MAVİ BERELİ kitabından derledim ve sizinle paylaşmak istedim:

*


Türkiye çelişkiler ülkesidir, gülünçlüğü ve gayrı ciddiliği bundan kaynaklanır.


Yazarların başına ne geldiyse ülkelerine olan aşırı sevgilerinden gelmiştir. Fart-ı
muhabbet belâ getirir. Kişisel ilişkilerde bilemem ama memleket sevgisinde işin dozunu kaçırıyorlar. Kara sevdanın her türlüsü tehlikelidir, sonu bir odaya kapatılmaktır. Oysa bilmeleri gerekir ki, bir ülkeyi en çok politikacılar sever ve bu sevgiye ortak çıkanları bağışlamazlar!


Sanat/edebiyatı bilseler, daha insancıl bir yönetim kuracaklarını düşünürüm.


Edebiyatı öğrenmeyen bir kuşak, ne kendini anlatabilir, ne de başkasını, ne de
kendini anlayabilir ne de başkasını.


Dar ilişkilerde sadece öfkeyi bilen, yıllardır kimse onun hakkını korumadığı için
de kendi başının çaresine bakan insanlardan oluşan bir toplumun hali. Güvensiz insanların hırçınlığı, cehaletin verdiği gözüpeklik, hayatını ve hayatları ucuz gören bir anlayışın tipik örnekleri. Ölmenin yaşamaktan daha önemli olduğuna inandırılmış insanların kahramanlık saydığı ucuz refleksler.


Doğuda yaşayan bir aydın, mutlaka çile çektiğinden, ona DERVİŞ, Batıdaki
aydına da BİLGE denmesini öneriyorum.


Herkesin para, çıkar ve unvan uğruna, insan çengelinde birbirini gırtlakladığı bir
toplumda Vedat Günyol olabilmek, onurların en büyüğüdür.


Yaşadıklarımızdan öğrendiğimizin izi silinmez.


İnsan bir kere başkasının sunduğu listeleri okumaya başlayıp edilgin bir okur
haline düştü mü, artık hep tavsiye bekler.


Yazar, ülkelere, insanlara, çıkarlara göre yön ve fikir değiştirmeyen adamdır.


Nietzsche nin sözünü herkes beynine mıhlasın: Derisini değiştirmeyen yılan ölür.


İnsanları düşman eden değil dost eden bir kimlik önemlidir.


Medyatik olmak için cahile ve cehalete prim vermemeli.


Oktay Rifat in Son Söz şiiri:
Boğazından lıkır lıkır geçen / Şu suyun kıymetini bil / Nedir bu mavilik deme / Pencereden görebildiğin kadar / Göğün kıymetini bil / Kıymetini bil çiçek açmış bademin / Güneşli odanın çamurlu sokağın / Beyazın siyahın yeşilin / Pembenin kıymetini bil / Güneş yalnız dirileri ısıtır / Güneşin kıymetini bil.


Türkiye deki tartışmaları okuyanlar, her şeyin çok kolay ve basit olduğu kanısına
varabilirler. Ancak o konuda biraz kitap karıştırdıkça, tartışmaların sığlığını, eski deyimle incir çekirdeğini doldurmayan kanıtlar olduğunu fark ederler. O zamana kadar da vakitlerine ve gözlerine yazık olur.


Gerçekten kabul etmek, benimsemediklerinizle mücadele etmek başkadır,
gerçekleri görmezden gelme saplantısı daha başka. Ben, katıldığım, savunduğum değil, inkâr edemiyeceğim gerçekleri yazmak istedim.


Tecrübe edileni bir kere daha tecrübe eden ancak nedamet duyar.

*


Ben 80 yaşındayım! Akıllı olmaya gayret gösterdiğim okul sıralarından bugüne kadar, hep başkalarının gözlemlerinden, fikirlerinden ve deneyimlerinden yararlanmaya özen gösterdim. Okuma yeteneğiniz devam ettiği sürece, siz de, kitaplardan öğreneceklerinizin sınırsız olduğunu unutmayın. İlerleyen yaşlarda, en gerçek dost kitaplardır.



GAZETTE 13 / Eylül-Ekim 2006
E-Mail