YAŞANMIŞ OLAYLAR

VEHBİ KOÇ ve GİOAVANNİ AGNELLİ

Tofaş'ın İtalya'nın ünlü Fiat şirketiyle ortaklaşakurulması Vehbi Koç'un Giovanni ve Umberto Agnelli kardeşlerle tanışmasına ve Giovanni Agnelli ile aralarında birbirlerini "hisseden" bir ilişki doğmasına vesile olmuştu. Agnelli'nin yetişme ve iş dünyasına girme tarzı ile Vehbi Koç'un yaşamı ve başarı çizgisi arasında hemen hiç benzerlik bulunmamasına rağmen ikisi de, ülkelerinde kendi "İmparatorluk"larının mutlak sahibiydiler!

1917 yılında ve onaltı yaşında,Ankara ölçülerine göre kimseye muhtaç olmadan yaşayan bir ailenin tek erkek evlâdı olarak bakkal çıraklığına soyunan Vehbi Koç'tan yirmi yıl sonra 1921'de dünyaya gelen Giovanni Agnelli, kırkbeş yaşına kadar "jet sosyete" olarak bilinen hızlı bir hayatın içinde, Monte Carlo ve Saint Moritz gibi eğlence merkezlerinde yaşamış, Ali Han ve Rubi Rubirosa
isimli "playboy"larla arkadaşlık yapmış, Anita Ekberg gibi ünlü artistlerle ilişkiler kurmuştu. Böyle bir hayatı sürdürmek için de, Agnelli'nin 1950 değerleriyle, yılda bir milyon dolarlık bir masraf bütçesi olduğu yazılmıştı!
Gazetelerin dedikodu sütunlarından çıkıp Fiat'ın yönetim kurulu başkanlığına oturduğu 1966 yılında, Giovanni
Agnelli kırkbeş yaşındaydı ve omuzlarında hızlı yaşanmış bir hayatın yorgunluğunu taşıyordu !

Vehbi Koç,Fiat'ın yeni patronu ile karşı karşıya yemek yerken,içinden; "Bu adam bütün bunları nasıl yapmış?" diye düşünüyor ve beyninden yüzüne akseden hayret ifadesini saklamaya çalışıyordu!

Ünlü kişilerle bir araya gelince,Vehbi Bey,onların hayat felsefelerini anlamaya çalışır. Merakları yanında, varsa, başarılarının sırrını öğrenmek isterdi. Bu buluşmadan önce Fiat'ın kurucusu "dede" Agnelli'nin hayat hikâyesini dinlemiş ve Fiat şirketinin, Henry Ford'un Dearborn'daki fabrikasından dört yıl önce, 1899'da kurulmuş olmasına hem hayret etmiş hem de hayranlık duymuştu.
Karşısındakinin gözlerinin içine bakarak konuşan ve yüzünde keyifle yaşanmış bir hayatın derin çizgilerini taşıyan Giovanni Agnelli'ye Vehbi Bey; "Gününüzü nasıl geçirirsiniz?" diye sorunca, aldığı cevap beklediğinden hayli farklı olmuştu ! İş arkadaşlarının, kendi aralarında "Avvocato' (avukat) olarak tanımladıkları Gianni Agnelli, Vehbi Koç'un merakını şu cümlelerle gidermeye çalışmıştı: "Ben çok hareketli bir hayat içinde yetiştim. Sabahları altıda kalkarım.İlk işim kahvemi yudumlarken basındaki önemli haberleri okumaktır. Sonra günlük jimnastiğimi yaparım. Dünyanın neresinde olursam olayım önemli saydığım iş arkadaşlarımla telefonla görüşürüm. Torino'da bulunuyorsam saat sekizde masamın başındayımdır! Otomobilimi kendim kullanırım, şöförüm yanımda oturur! Ben hızlı bir sürücüyüm! Torino Milano arasını Ferrari ile yarım saatte alırım! Helikopter ve özel uçak kullanarak zamandan tasarruf ederim.
Günde ondört saat çalışır altı saat uyurum!"

Vehbi Koç kendisine yaptığım tercümeyi dikkatle dinlerken; "Bu adam gerçekten hızlı ve masraflı yaşıyormuş!" demekten kendini alamamıştı.
*

E-Mail